2010-06-23

: kısa daha da kısa

korkuyordu makastan. saçlarını kestirmekten hoşlanmadı hiçbir zaman. ama kısa saç kullanmayı seviyordu. kulağının dibinde açılıp kapandıkça makas kaçmaya çalışıyordu kulağı, berber sinirleniyordu - oynatma başını. neyse ki gülümseyince o, berberin siniri geçiyordu. -oldu mu? -kısa, daha da kısa.

tekrar başlıyordu kesim. en başından. kısa kısa saçlar başının etrafından dökülüyordu. yanağına, boynuna yapışıyor, klimanın rüzgarından bir süre uçuşuyor, dudaklarına bile dökülüyordu. saç değil gözyaşı onlar diyordu içinden, ben de bilirim bak ağlamayı.

-tamam, bitti.
-kısa, daha da kısa.
-kestik ya işte kısa.
ensesinden bir şaplak sesi çıkardı berber: -geç oldu, bu saatten sonra saç değil kız keserim. pis pis gülümsüyordu işte berber aynada. ustura elinin hemen yanında duruyordu
. ayağa kalkıp gülümseyerek berbere dönerken, sapını avcuna yerleştirdiğini farketmedi bile.
asıl yaşamları kısa kesmek lazım, dedi içinde biri.

saç öbekleri, kan göletleri arasında seçilen ayak izleriyle doluydu yer. berber kaçmaya çalışmıştı. boğazındaki çizgiden artık bir şey akmıyordu, çizgi de değil bir kara delik gibiydi kurumuş kan. berberin mavi gözleri açıktı. cansız berberin, cansız kotunun cebinden çakmağı aldı, sigarasını yaktı.
-üzülme, kestik işte kısa.

2010-06-21

no wonder women are frequently perceived temperamental. most women share an awareness that, whatever our dreams may be, our bodies have a purpose of their own. as we go through the days, go to work, go to school, compete, love or rest, our bodies prepare themselves for conception. we live, our whole lives -not only through pregnancy-, with another entity in our bellies. whomever we are, regardless of age (from puberty to menopause), this entity keeps its own rhythm. not only do we hear it(every 21-28 days at the very least), we are to ensure its healthy continuity. even with the assumption that all fertile women procreate, a woman spends most of her adult life failing her body's insistant demand, causing a fundamental frustration at the biological level.

some people can't stand the ticking of a clock more than ten minutes, yet puberty installs one in most women without informed consent, and lets it tick for 30 years.



2010-06-05

ufacık ellerle, ufacık kalplere tutunmaya çalışıyoruz. ne kadar denersek deneyelim, tutunduğumuz şeyin kalp olduğundan bile emin olamıyoruz. biz saniyelerimizle, kanımızla kutsamışız sevgiyi, sevilenler onları rengarenk misketler sanmış. Çocuk, Aptal, ve Cahil sokakta sıralanmışlar bir de oynamaya çalışıyorlar. hadi gizlediğin siyahını çıkar çantandan ve otur izle. kafan karışmış senin: kendini değil onları ifşa ettin sen, çırılçıplaklar artık insanlığın önünde. korkma seni gördüğü anda kaçarak uzaklaşıyor zaten artık Yalan, birandan bir yudum daha al, daha okunacak çok şey var. bir başka şehrin bir başka baharında başka başka Yalanlar yine seni kandırmaya çalışacaklar, yine kanayacak, yine sarsılacaksın: ne ilk ne de son. ezbere biliyorsun, adlarını bile unutacaksın. yazılarındaki çürük koku, gözlerinin yalan makinesine benzin olacaklar en fazla. -sanki Aptal, Cahil ve Yalanı, kendini hep tetikte tutmak için dibinde barındıyorsun...ne olmak istemediğini tutuyorsun gözlerinin önünde, basitliği unutmamak için her gün bakıyorsun Basitin gözlerinin içine...

2010-06-04

babygirl wished her mama dead
back in mama's womb she crept
mama lied to her once more
mama wasn't mama afterall

babygirl swallowed the rage back whole
her back arched, her eyes messy pieces of black coal
she now waits for mama to drop the ball

it will soon be mama laying ripped on the bathroom floor

2010-06-03

some of us have restless souls
we crush our own hands
we burn our own hearts
we only believe in the road
in wandering we trust

one day at a time
the end is near



it is only guilt, that keeps me here


we all float down here